Selamlar herkese. 🙋♀️
Nasılsınız, umarım her şey yolundadır. Ben birkaç gündür rahatsızdım ama şimdi kendimi daha iyi hissediyorum. Ne zamandır da bir şeyler paylaşmamıştım. Tekrar o ritme dönmem lazım. Büyük Survivor yarışmacısı Ersin Korkut'un dediği gibi "Ritim bozuldu Acun Abii." :))
Yine de buralardan kopmadım, arkadaşlarımın yazdıklarını keyifle okudum. Şimdi de bir şeyler karalamak için karşınıza geldim ama aklımda herhangi bir tema vs yok. Şu an bu satırları yazıyor olmasaydım muhakkak ki dün başladığım kitabı bitirmek üzere sayfaların arasına gömülmüş olurdum. 🙆♀️
Kabaca bir hesapla günde 100 sf okumaya çalışıyorum. Bu da aşağı yukarı iki saati buluyor. Bazen bu süre daha fazla da olabiliyor, kitabın diline ve anlatım tarzına göre değişebiliyor. Hayal kurduran ve düşünmeye sevk eden kitapları daha geç bitirdiğim doğrudur. Fakat bunu dengeleyici kitapları bir arada götürdüğüm için rahat bir okuma oluyor. 📚
Kitap kulübümüzün seçimi olan Jules Verne'den İki Yıl Okul Tatili'ni okudum en son. Küçükken kısaltılmış metnini çok sevmiştim. Arkadaşım henüz okumuş değil, onu bekliyorum üzerine konuşmak için. Bundan bahsettiğim postun altına kendisinin de katılacağını söyleyen @bemier okudu mu acaba? Merakla bekliyorum, umarım sever o da. 😶🌫️
İnternette herhangi bir filme uyarlandı mı diye aradığımda yabancı bir filme rastlayamadım. Halbuki çok güzel bir konuydu, kesinlikle çekilmeliydi diye düşündüğüm için biraz hayal kırıklığına uğradığımı itiraf etmeliyim. Fakat beni şaşırtan bir sürpriz oldu. Başrolünde Nebahat Çehre'nin olduğu 1964 yapımı bir Yeşilçam filmi varmış. İki Sene Mektep Tatili isminde. Bu beni çok şaşırttı. Koskoca Firdevs Hanım'ın gençliğinde bu macerayı da kaçırmadığına sevinmeliyim galiba. :)
Üzüldüğüm tek şey hiçbir yerde izleme şansını bulamadım. 7.2 IMDb puanı olduğu gözüküyor ama kimse izleyemediyse kim oy verdi acaba? 🙇♀️
Korsan siteler, niye yayınlamadınız bunu, yoksa beğenmediniz mi cık cık cık. 🤷♀️
Geçen gün Amazon'dan yaptığım kitap siparişim kargonun engeline takıldı. Resmen Ankara'da kaybettiler. Her gece 12'de dağıtıma çıkarıldı deyip, "geldik yoktunuz" maili atarak saçmaladılar. İsim vermeme gerek yok, eğer Amazon'dan alışveriş yapıyorsanız hangisi olduğunu hemen anlamış olmalısınız.
Müşteri hizmetlerine mail atıp bu durumu anlattığımda ilgilendiler ve telafi etmek için hediye çekiyle birlikte tekrar yolladılar. 'İki haftadır gezintide olan kitaplarım olur da evin yolunu bulursa ne yapacağım?' dediğimdeyse, "sizde kalsın" diye cevapladılar. Sisteme de o şekilde işlendi. Kendilerinin de umudu yoktu belli ki. Ankara'nın arka sokaklarında kayıplara karışmışlardı.
Günler günler sonra bir gün kapımın önüne bırakılmış olarak buldum onları. Şaşırdım görünce. 🫢
Şimdi elimde dört kitaptan ikişer tane oldu. Hediye edeceğim tabii ki ama sadece ilgilisinin dikkatini çekecek şeylerdi sadece. Şansa bak. Neyse vardır bir sahibi, onu bekleyeceğiz birlikte. 🙇♀️

Birkaç gün önce Netflix'te gezip her şeyin fragmanına bakarak yarım bırakmaktan sıkılınca, gözüme çarpan Kübra'yı açtım. Afşin Kum'un aynı adlı kitabından uyarlanmış. Başrolünde Çağatay Ulusoy vardı. Daha önce yine aynı yazarın kitabından uyarlanan Sıcak Kafa'ya bakmış, bir bölümünü zor bitirmiştim. Bana hitap etmemişti o an. Bu da belki öyledir diye düşük bir beklentiyle açtım.
"Sen Farklısın." temasını daha önce sosyal medyadaki reklamından görmüştüm. İstanbul Boğazı'na dronelarla yazılan bu cümleyi ve sonrasında KÜBRA kelimesini görenler, bir erkeğin kız arkadaşına olan jesti diye yorumlamıştı.
Videoya alıp paylaştıkları, makara yaptıkları anlar gülümsetmişti beni. Şimdi karşımdaydı. 8 bölümden oluşan dizi, ikinci sezon onayı da almış duyduğuma göre.
Spoiler vermeyeceğime emin olabilirsiniz. Konusu kısaca şöyle; kendi hâlinde küçük dünyasında yaşamaya çalışan Gökhan (Çağatay Ulusoy) askerdeyken tüm arkadaşlarının şehit oluşuna tanık olmuştur. Kendisi hayatta kalmıştır sadece. Döndükten sonra o eski hâlinden eser yoktur. İçkiyi bırakan, dine yönelen bir profil çizer. Nişanlıdır aynı zamanda. Annesi ve depresif kız kardeşiyle yaşar. Babalarının iki yıl önce ölümü, ailenin üzerinde bir sis bulutu gibi durmaktadır. Bu ölümden kendisini sorumlu hisseden kız kardeşi Gülcan, ellerinden kayıp gitmektedir. Bunları tamamen hafızamda kalan bilgilere dayanarak yazıyorum, umarım bir hata yoktur. Araştırma yapmaya üşendim şu an. 🫠
Böyle bir ortamda yaşamaya çalışırken hayatını değiştirecek bir olay olur. Yanan bir otomobil içinde sıkışıp kalan bir çocuğu, kendi hayatı pahasına kurtarır.
Sonrasında telefonuna yüklü olan bir uygulamadan mesaj gelir. Gönderen kişi Kübra'dır. "Sen farklısın." yazılıdır. Önce kız arkadaşıyla birlikte bunun bir kız tarafından yazıldığını düşünüp ona göre tepki verirler. Fakat sonrasında onun tahmin ettiklerinden farklı birinden geldiğine inanırlar. Allah kendisiyle konuşmaktadır.
Kübra'dan mesajlar gelmeye devam eder. Olacak şeyleri veya bilinmeyenleri ona önceden söyler. Bu onun mucizesidir adeta.
Semavi rumuzlu Gökhan da bunu çevresiyle ve çektiği videoları sosyal medyada yayınlaması sayesinde herkesle paylaşır. Kehanetleri doğru çıkınca insanlar onu bir kurtarıcı olarak görmeye başlar. Buna Semavi de inanır. İnanmaya ihtiyacı vardır.
İnsanlar her zaman kendilerini bir topluluğa ait hissetme eğiliminde olmuştur. Okuduğum kitaplardan öğrendiğim kadarıyla ve çevremde de bu duruma şahit olduktan sonra, kişilerin kendi değersizliklerini bu yolla aşmaya çalıştıklarına inanıyorum.
Kendi çevresinde 'hiçbir kimse' iken, entegre olmaya çalıştığı grup / cemaat / topluluklarla birlikte yükseleceğine ve değerleneceğine inanıyor insanlar.
Bir de hep bir kurtarıcı beklenir. Hiçbir şeyi düzeltmeye çalışmadan, kendini değiştirmeden.
"Biri gelsin bizi kurtarsın bu durumdan" derler. Bu dizi onu anlatıyor aslında. İnsanların bir inanca sıkıca tutunmalarının ve kolayca yönlendirilebilen varlıklar olduğunun altı çiziliyor.
Ben sonuna kadar izledim. Heyecanlıydı bazı yerleri. Şimdi ne olacak diye düşünüyorum. Kitabı alır okur muyum bilmiyorum. Yüksek fiyatının indirime girdiğini görürsem eğer belki bir şans verebilirim. Onun dışında sadece dizinin ikinci sezonunu beklerim.
Konuyu değiştirelim. 🙆♀️
Discord konuşmalarımızda bir hobi grubu kurma fikri çıktı ortaya. Sevgili @damla ve @mukadder ile ben, ilk katılımcıları olacağız galiba. Hele Damla'nın küçükken yaptığı çalışmaları çok merak ediyorum. Umarım bizimle paylaşır bir gün. 🤗
Ben de bebeklerime çantalar örerdim, artık kumaşlardan giysiler dikerdim elimle. Onları göstermek isterdim ama evde fazlalık görmekten hoşlanmayan annem onları da atmış tabii ki. 🤷♀️
Tavşanlarımdan bahsederim ben de. 🐰🐰

Hatta şimdi odamdaki yarım kalan çantayı devam ettirme isteği geldi içime. O dönem mavi şeylere yönelmiş, öylesine başlamıştım. Üzerini süslemek lazım ama ne yapacağım konusunda emin değilim.
Bir de uyku tavşanı örmeyi özledim. Hediye ettiğim bebeklerin onlara sarılıp uyuduklarını düşünmek iyi hissettiriyor. 🙆♀️

Arkadaşlarım sayesinde yeni hobiler edinmek için sabırsızlanıyorum şimdiden.
Okuduğunuz için teşekkür ederim. Siz de katılmak istemez misiniz bize? 💐